Doç. Dr. Muhammed Bayram
TR
Kardiyak Tümörler ve Kalp İçi Kitleler

Kardiyak Tümörler ve Kalp İçi Kitlelerde Tarama ve Takip Yaklaşımımız

Ekokardiyografi (kalbin ultrasonla görüntülenmesi) çok yaygınlaştıkça, hiç beklenmedik bir bulguyla karşılaşma sıklığımız da arttı: kalbin içinde, olmaması gereken bir kitle. Bu bulgu hem hastayı hem de bazen ilk kez gören hekimi ciddi şekilde tedirgin edebiliyor. Kalp içi kitlelerin türlerini, hangi görüntüleme yöntemlerini nasıl kullandığımızı ve cerrahi tedavi detaylarını ayrı yazılarda ele alacağım; bu yazıda ise doğrudan konunun günlük pratikte en çok işimize yarayan kısmına, yani kimi ne zaman tarayıp nasıl takip ettiğimize odaklanıyorum.

Kalp İçinde Kitle Ne Demek?

Kalp, durmaksızın çalışan bir pompa gibidir; normalde içinde sadece kan ve kapakçıklar bulunur. Bu “temiz” alanda beklenmedik bir doku parçası fark edildiğinde, bunun ne olduğunu ve ne kadar tehlikeli olduğunu netleştirmemiz gerekir. Bu kitleler genelde kalbin kendi hücrelerinden köken alan iyi huylu bir tümör, çok çok nadiren başka bir organdan kalbe sıçramış kötü bir kitle, ister basitçe pıhtılaşmış kan (trombüs) olarak karşımıza çıkar. Sevindirici olan şu ki, kalp içinde saptanan kitlelerin neredeyse tamamı iyi huyludur.

Neden Tarama ve Erken Yakalama Bu Kadar Önemli?

Kalp içi bir kitleyi ciddiye almamızın üç temel nedeni vardır. Birincisi, kitle büyüdükçe kalbin içindeki kan akımını tıkayabilir, tıpkı bir su borusunun içine düşen bir cismin akışı yavaşlatması gibi. İkincisi, kitlenin yüzeyinden kopan küçük parçalar kan akımıyla beyne, akciğere veya diğer organlara giderek ani tıkanmalara (emboli) yol açabilir. Bazı hastalarda ilk belirti doğrudan bir inme veya ani bir dolaşım bozukluğu olabilir. Üçüncüsü, bazı kitleler ateş, kilo kaybı, halsizlik gibi vücutta genel bir hastalık izlenimi verebilir ve tanı gecikebilir. Bu üç risk (tıkanma, emboli, genel semptomlar) birlikte değerlendirildiğinde, kalp içi kitlelerde “bekle-gör” yaklaşımı yerine planlı bir tarama ve takip stratejisi izlemeyi tercih ediyoruz.

Kimlerde Tarama ve Yakın Takip Öneririz?

Aşağıdaki durumlarda ekokardiyografi ile tarama veya daha sık aralıklarla takibi öneriyoruz:

  • Ailede kalp tümörü (özellikle miksoma) öyküsü olanlar, özellikle de Carney kompleksi gibi genetik yatkınlık sendromlarının bilindiği ailelerde
  • Genç yaşta, açıklanamayan bir inme veya sistemik emboli atağı geçirenler
  • Nedeni belirsiz kalp yetmezliği, çarpıntı veya bayılma (senkop) atağı olanlar
  • Başka bir sebeple yapılan görüntülemede (örneğin akciğer veya meme taraması sırasında) kalpte rastlantısal bir gölge-kitle şüphesi doğanlar
  • Daha önce kalp içi kitle nedeniyle ameliyat olmuş hastalar (nüks açısından)

Nasıl Tanı Koyar, Nasıl İzleriz?

İlk basamak neredeyse her zaman transtorasik ekokardiyografidir (göğüs üzerinden yapılan standart kalp ultrasonu); hızlı, ağrısız ve kalp içi kitlelerin büyük kısmını yakalamada oldukça başarılıdır. Şüpheli veya sınırda kalan vakalarda, yemek borusu içinden yapılan transözofageal ekokardiyografiye (TEE) geçeriz; bu yöntemle kalbe çok daha yakından baktığımız için milimetrik boyuttaki kitleleri bile görebiliriz. Kitlenin dokusunu daha ayrıntılı karakterize etmek istediğimizde kardiyak manyetik rezonans görüntüleme (MRI) veya bilgisayarlı tomografi (BT) devreye girer; bu tetkikler bize kitlenin iyi huylu mu, şüpheli mi olduğu konusunda önemli ipuçları verir.

Bilinen ve henüz cerrahi kararı verilmemiş küçük, düşük riskli kitlelerde belirli aralıklarla tekrar ekokardiyografi yaparak büyüme hızını ve şekil değişikliğini izleriz. Cerrahi ile çıkarılan kitlelerde ise, patoloji sonucu ne kadar iyi huylu olursa olsun, düzenli aralıklarla kontrol ekokardiyografisini uzun yıllar sürdürmeyi öneriyoruz; çünkü bazı iyi huylu kitle türlerinde bile nüks görülebiliyor.

Kalp İçi Kitleler Genellikle Şunlardır

Miksoma: Erişkinlerde en sık görülen birincil (kalpten kaynaklanan) kalp tümörüdür, çoğunlukla sol kulakçıkta yerleşir ve genellikle iyi huyludur, ancak tıkanma ve emboli riski nedeniyle saptandığında ciddiye alınması gerekir. Papiller fibroelastom: Genellikle kalp kapakçıkları üzerinde yerleşen, küçük ama emboli potansiyeli taşıyan iyi huylu bir kitledir. Kalp içi trombüs (pıhtı): Gerçek bir tümör olmasa da görüntülemede tümörle karışabilir; genellikle kalp fonksiyonunun zayıf olduğu veya ritim bozukluğu olan hastalarda gelişir, tedavisi kan sulandırıcı ile başlar. Metastatik (sıçramış) kitleler: Başka bir organdaki kanserin kalbe yayılmasıyla oluşur ve yönetimi altta yatan kanserle birlikte, çok yönlü bir ekiple planlanır.

Ne Zaman Cerrahi Değerlendirme Gerekir?

Kitlenin tıkanmaya yol açtığı, embolik bir olaya neden olduğu veya görüntülemede kötü huylu bulgular taşıdığı durumlarda, zaman kaybetmeden cerrahi değerlendirmeye yönlendiririz. Bu tedavi kararının nasıl uygulandığı, hangi minimal invaziv veya endoskopik tekniklerin kullanıldığı konusunu ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele alacağım; burada bilinmesi gereken en önemli nokta, uygun hastada cerrahinin genellikle küratif (tamamen iyileştirici) olduğu, neredeyse tamamen minimal invaziv yöntemlerle yapıldığı ve sonuçların oldukça olumlu seyrettiğidir.

Sık Sorulan Sorular

Kalpte kitle saptandı, bu mutlaka kanser mi demektir? Hayır. Kalp içi kitlelerin büyük çoğunluğu iyi huyludur. Ancak her kitlenin görüntüleme ve gerekirse doku tanısıyla netleştirilmesi gerekir.

Miksoma tekrarlar mı? Nadiren de olsa evet; bu yüzden ameliyat sonrası uzun yıllar düzenli ekokardiyografi ile takip öneriyoruz.

Ailemde kalp tümörü öyküsü var, ben de taranmalı mıyım? Özellikle genç yaşta birden fazla aile bireyinde miksoma öyküsü varsa, genetik bir yatkınlık (Carney kompleksi gibi) araştırılmalı ve aile bireylerine tarama amaçlı ekokardiyografi önerilmelidir.

Rastlantısal saptanan küçük bir kitle hemen ameliyat gerektirir mi? Her zaman değil. Boyutu küçük, hareketsiz ve düşük riskli görünen kitlelerde önce yakın takibi tercih edebiliriz; karar, kitlenin özelliklerine ve hastanın klinik tablosuna göre şekillenir.

Özetle

Kalp içinde saptanan bir kitle, hem hasta hem de hekim için ilk anda kaygı verici olsa da, çoğu zaman doğru tarama ve takip stratejisiyle güvenle yönetilebilir bir durumdur. Bizim yaklaşımımız, kitlenin türünü ve riskini doğru sınıflandırmak, uygun görüntüleme yöntemini seçmek ve gerektiğinde minimal invaziv-endoskopik kalp cerrahisi yöntemlerini kullanarak bu kitleleri almaktır.

Rutin bir kontrolde kalbinizde kitle şüphesi duyulduysa veya ailenizde kalp tümörü öyküsü varsa, ayrıntılı ekokardiyografi değerlendirmesi için randevu alabilirsiniz.

Kaynakça

  1. Reynen K. Cardiac Myxomas. N Engl J Med. 1995;333(24):1610-1617.
  2. Griborio-Guzman AG, Aseyev OI, Shah H, Sadreddini M. Cardiac Myxomas: Clinical Presentation, Diagnosis and Management. Heart. 2022;108(11):827-833.
  3. Lam KY, Dickens P, Chan AC. Tumors of the Heart: A 20-Year Experience with a Review of 12,485 Consecutive Autopsies. Arch Pathol Lab Med. 1993;117(10):1027-1031.
  4. Maleszewski JJ, Larsen BT, Kip NS, et al. PRKAR1A in the Development of Cardiac Myxoma: A Study of 110 Cases Including Isolated and Syndromic Tumors. Am J Surg Pathol. 2014;38(8):1079-1087.